Ehil ve Vezir
Ehil ve atanmışın vezir edebildiği bir düzeni, işinin ehli olmayan bir seçilmişin rezil edebildiği sır değildir.
Ehil ve atanmışın vezir edebildiği bir düzeni, işinin ehli olmayan bir seçilmişin rezil edebildiği sır değildir.
Tarih her zaman toplumun bir avuç iyi niyetli ve ehil inançlı işini iyi yapan insanın yüzü suyu hürmetine ayakta kaldığını yazmaktadır.
Bu güne baktığımızda bir türlü çözemediğimiz ağır bir liyakat sorunumuz var ülkece bizim.
Hepimizi milletçe yoran tüm olumsuzlukların, sorunların asıl kökü kötülükten kaynaklanmıyor, liyakat eksikliğinden işini bilmeyen insanların sahip olduğu yetkilerden kaynaklanır.
Her ne sorun, ne iş olursa olsun heryerde işin aslını ehline bırakmayı ilke edinir, liyakat sorununu çözersek etnik, sınıfsal veya ideolojik, bütün kutuplaşma kaygıları da ortadan kaldırırız.
Zor kazanılmış bütün başarılarımız, birikimlerimiz rasyonel yatırımlara dönüşür, zaman yönetimi mümkün olur, bir günlük işi bir aya yayıp sürüncemede bırakmayız, her nereye ne bütçe ayırdıysak ödenekleri çarçur etmeyiz, bütçeleri delmeyiz.
Her konuda ehil insan çalışırsa tesisatçı gideri yanlış yere bağlamaz, elektrikçi kabloyu çıplak bırakıp yangın çıkarmaz, caddeler en ufak bir yagmurda sular seller altında kalmaz.
Dünyayı doğru okur doğru yorumlarız hepsinden önemlisi liyakat noksanın, işi bilmemezliğinin suçunu birbirimize atmayız.
Nereyi yönetirsek yönetelim, mesele koltuklara insan oturtmak değil, koltuktaki insanın koltuğun sorumluluğunu taşıyabilmesindedir.
Ne gün ki bunu tam manasıyla uygularız, evde de, işimizde de, toplumumuzda da, ülkemizde de adaleti hak hukuku ve o beklediğimiz başarıyı yakalarız.
İşleriniz rast gelsin, bereketiniz bol olsun.
Bekir AKTÜRK